Kayıp kitap mı ? Dağılmış vahiy mi ?
Kayıp Kitap mı, Dağılmış Vahiy mi? Kur’an’ın Tevrat ve İncil’e Atfını Yeniden Düşünmek Dinler tarihini konuşurken genelde rahat bir koltuğa otururuz. Metinler masanın üzerindedir, kapakları kapalıdır, etiketleri bellidir: Tevrat, İncil, Kur’an. Sorular da bu konfora göre sorulur. “Kur’an hangi İncil’i doğruluyor?”, “Kayıp İncil var mıydı?”, “Bu metinler neden uyuşmuyor?” Ama bu soruların çoğu, baştan yanlış bir varsayıma yaslanır: Vahyin her zaman tek ve sabit bir kitap olarak var olduğu varsayımı. Bu yazı, o varsayımı rahatsız etmeyi amaçlıyor. Kanon Öncesi Dünya: Metin Yok, Havuz Var Bugün artık biliyoruz ki erken Hristiyanlık döneminde “İncil” dediğimiz şey, tek bir kitap değildi. Kanonlaşma öncesinde: Yazılı metinler vardı Sözlü anlatılar vardı Vaazlar, hikâyeler, teolojik yorumlar dolaşıyordu Topluluklara göre farklı vurgu ve anlatılar oluşuyordu Yani ortada bir “metin”den çok, geniş bir yazılı–sözlü gelenek havuzu vardı. Bu durum artık marjinal bir görüş değil; modern metin eleşt...