Araf 138 çerçevesinde, Musa anlatısının Tarihsel kökeni üzerine.
Giriş
Bu tez, Kur’an-ı Kerim’in A’raf Suresi 7:138 ayetini temel alarak, Hz. Musa ve İsrailoğullarının Akabe Körfezi’ni geçtikten sonra karşılaştıkları yabancı halkın Shasu-Yhw göçebeleri olduğunu ve bu karşılaşmanın Yahweh inancının erken evrimini tetiklediğini öne sürmektedir. Ayet, yabancı bir kavmin putlara tapan yapısını ve İsrailoğullarının “bize de bir ilah yap” talebini vurgular. Bu talep, göçebe toplulukların totemik/kişisel put eğilimleriyle uyumludur; yerleşik toplumlarda kurumsal tapınaklar ve hiyerarşik henoteizm beklendiğinden, bu talep doğmazdı. Tez, tarihsel veriler (Mısır kayıtları, Shasu-Yhw yazıtları), Midianite hipotezi ve Akabe Körfezi geçiş teorileriyle desteklenerek, Kur’an merkezli bir arkeolojik okuma sunar.1. Coğrafi ve Tarihsel Bağlam: Shasu-Yhw ve Akabe Körfezi
Shasu-Yhw Göçebeleri
Mısır hiyeroglif metinleri (MÖ 15.-13. yüzyıl), Shasu’yu Moab, Edom/Seir ve kuzey Arabistan (Tabuk civarı) bölgelerinde yaşayan yarı göçebe bir Semitik grup olarak tanımlar. Soleb ve Amarah-West tapınaklarındaki yazıtlar, “Shasu-Yhw”yi (Yhw, Yahweh’in erken biçimi) Nubia sınırlarından kuzey Arabistan’a kadar yerleştirir.
Shasu’nun “yağmacı” veya “göçebe” anlamındaki Semitik kökeni, çöl yaşam tarzını vurgular. Dini pratikleri, yerleşik tapınaklar yerine totemik/kişisel putlar etrafında şekillenmiştir, bu da A’raf 7:138’deki put talebiyle uyumludur.
Coğrafi olarak, Shasu-Yhw’nin Akabe Körfezi’nin doğusunda (Edom/Seir, Tabuk, Cebel el-Lawz hattı) varlığı, İsrailoğullarının deniz geçişi sonrası karşılaşması için doğal bir zemin sağlar.
Akabe Körfezi ve Cebel el-Lawz
Akabe Körfezi, derin ve dar yapısıyla mucizevi bir deniz yarma olayı için uygun bir coğrafyadır. Nuweiba sahili, sığ bir kara köprüsüyle geçişe işaret eder ve karşı kıyıda Suudi Arabistan’daki Cebel el-Lawz’a bağlanır.
Cebel el-Lawz, yanmış zirvesi (ilahi ateş izi), antik altarlar, yazıtlar ve mağaralarla Sina Dağı olarak önerilir. Körfez dibinde bulunan tekerlek parçaları gibi kalıntılar, geçiş olayını destekler.
2. Kur’an’da A’raf 7:138: Yabancı Kavim ve Göçebe Totemik Put Talebi
Ayetin Metni ve Yorumu
A’raf 7:138, İsrailoğullarının denizi geçtikten sonra putlara tapan yabancı bir kavimle karşılaştığını ve “Ey Musa, onların ilahları gibi bize de bir ilah yap” dediklerini belirtir.
Ayet, bu talebin İsrailoğullarından geldiğini açıkça ifade eder, ancak karşılaşılan kavmin yabancı oluşu, Shasu-Yhw gibi göçebe bir toplulukla uyumludur.
Göçebe Totemik Put Vurgusu: Yerleşik toplumlarda (örneğin, Kenanlılarda) hiyerarşik henoteizm ve kurumsal tapınaklar bulunurken, göçebe topluluklarda kişisel/totemik putlar yaygındır (örneğin, hayvan motifli veya taşınabilir idoller). Bu, ayetteki talebin göçebe bir kavmin dini pratiğiyle örtüştüğünü gösterir – yerleşik bir toplum, Musa’dan böyle bir talepte bulunmazdı, çünkü zaten tapınakları ve hiyerarşik tanrı sistemleri olurdu.
Musa’nın tepkisi (uyarma, zorlamadan yönlendirme), göçebe topluluğun inancını dönüştürme sürecini başlatır ve Yahweh’in kabile tanrısından daha geniş bir role geçişini tetikler.
3. Midianite Hipotezi: Yahweh’in Güney Kökeni ve Shasu Bağlantısı
Midianite (veya Kenite) hipotezi, Yahweh’in Midian, Edom veya Kenit bölgelerinden (Akabe’nin doğusu) köken aldığını ve Hz. Musa’nın kayınpederi Yitro (bir Midianli rahip) aracılığıyla bu tanrıyla tanıştığını öne sürer.
Shasu-Yhw, bu hipotezle bağlantılıdır; Edom/Midian kökenli olup, Yahweh’in çöl/dağ tanrısı olarak totemik putlarla karışık bir tapınımı sergiler.
İncil metinleri (Tesniye 33:2, Habakkuk 3:3), Yahweh’in Paran, Seir veya Teman’dan geldiğini belirtir, bu da Akabe’nin doğusundaki coğrafyayı destekler.
Bu bağlam, Shasu-Yhw’nin Musa ile karşılaşmasının, Yahweh inancının evrimini hızlandırdığını gösterir – totemik putlar, ayetteki talebi tarihsel olarak anlamlandırır.
4. Tarihsel ve Arkeolojik Destek
Mısır Kayıtları: Shasu-Yhw, MÖ 1400’lerde Yhw’ye bağlıdır; bu, Musa’nın etkisiyle inancın pekişmesi için erken bir zemin sunar.
Arkeolojik Bulgular: Akabe Körfezi’nde tekerlek kalıntıları ve Cebel el-Lawz’daki yanmış zirve, altarlar ve yazıtlar, geçiş ve Sina Dağı teorisini destekler.
Sosyal Medya Tartışmaları: X platformunda, Cebel el-Lawz’daki bulgular İncil tasvirleriyle eşleştirilir, bu da tezin popüler yankısını gösterir.
5. Geniş Projeksiyon: Kur’an Merkezli Bir Tarihsel Okuma
Kronolojik Senaryo:
MÖ 1400’lerde Shasu-Yhw, Akabe doğusunda totemik putlarla karışık Yahweh tapınımı yapar.
İsrailoğulları, Akabe Körfezi’ni mucizevi şekilde geçer (Nuweiba sahili, Cebel el-Lawz’a yönelir).
Shasu-Yhw ile karşılaşırlar; kavmin totemik put talebi, göçebe inançlarını yansıtır.
Hz. Musa, uyarıyla inancı pekiştirir, Yahweh’in kabile tanrısından ulusal tanrıya geçişini tetikler.
Kur’an ile Tutarlılık: A’raf 7:138, yabancı bir kavmin putperestliğini ve talebin göçebe karakterini vurgular. Yerleşik toplumlarda hiyerarşik tapınaklar beklendiğinden, bu talep ancak göçebe bir bağlamda anlamlıdır.
Gelecek Araştırma:
Shasu yazıtlarını Kur’an ayetleriyle karşılaştırmak.
Midian rotalarını haritalayarak Yahweh’in güney kökenini detaylandırmak.
Cebel el-Lawz’daki arkeolojik bulguları daha fazla incelemek (altarlar, yazıtlar).
Göçebe toplulukların totemik pratiklerini antropolojik olarak analiz etmek.
Sonuç
Bu tez, Kur’an merkezli bir arkeolojik okuma sunarak, Hz. Musa’nın Akabe Körfezi geçişini, Shasu-Yhw göçebeleriyle karşılaşmasını ve Yahweh inancının evrimini birleştirir. Ayetteki göçebe totemik put talebi, Shasu’nun pastoral yaşam tarzıyla uyumludur ve yerleşik toplumlarda görülmeyen bir dini pratiği yansıtır. Mısır kayıtları, Midianite hipotezi ve Cebel el-Lawz bulguları, tezin tarihsel temelini güçlendirir. Bu sentez, Kur’an’ın tarihsel bağlamını özgün bir şekilde aydınlatır ve gelecek araştırmalar için sağlam bir zemin sunar.
Comments
Post a Comment